HİKAYEMİZ

HİKAYEMİZ

19. yy’da Erzincan ‘da dünyaya gelen Hasan Efendi,

iki oğlu Osman Nuri Efendi ve Mehmet Efendi ile İstanbul’a gelerek kahve ticareti yapmaya başlar. Eminönü Tahmis sokakta ilk dükkanı açarlar.

 

Babasının vefatıyla Osman Nuri Efendi, kahve ithalatının başına geçerek, 1924’e kadar kahve ticaretini devam ettirir. Onun ardından işi, oğlu Ahmet İhsan Bey devralarak Kurukahveci Han’da hizmet vermeyi sürdürür.

 

Ancak dönem dönem kahve ticareti yapmak zorlaşır, gerek Tekel’in kahve ithalatını kendi bünyesine alması, gerekse savaş koşulları, kahve ticaretini etkiler.

 

Ahmet İhsan Kurukahvecioğlu’nun vefatının ardından çocukları ve sonrasında torunları işi devralır. Bugün kahve ticaretimiz İhsan Kurukahvecioğlu halefleri adı altında halen ilk kurulduğu yer olan Kurukahveci Han’da aile şirketi olarak devam etmektedir.

Kahvemizi dünden bugüne lezzetinden ödün vermeyerek ilk günkü gibi odun ateşinde kavurmaya devam ediyoruz.

Kültürümüzde Türk Kahvesi geleneği oluşmaya başladığında, ilk kahve çekirdekleri Yemen’den gelmekteydi.

Cumhuriyet döneminde Dünya konjonktürünün değişimi neticesinde, Türk Kahvesi çekirdekleri Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinden ithal edilmeye başlandı.

Senelerin damağımızda bıraktığı lezzetle bağımlılık yaratan Türk Kahvesi, uzun senelerdir kültürümüzün temel taşlarındandır.

Yoğun tadı ile, günümüzde kadar özelliğinden hiçbir şey kaybetmeden gelmiş olan Türk kahvesi vazgeçilmelerimiz arasındadır.